- M. Ragıp ÇALIK
- 18 Mar 2025
- 4 dakikada okunur
KAMULAŞTIRMASIZ EL ATMA
1. GİRİŞ
Kamulaştırmasız el atma, idarenin özel mülkiyete konu taşınmazlara, usulüne uygun bir kamulaştırma işlemi gerçekleştirmeksizin fiilen el koyması durumudur. Bu durum, mülkiyet hakkının ihlali anlamına gelir ve Anayasa'nın 46. maddesi ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'na aykırıdır. Kamulaştırmasız el atma durumunda, taşınmaz maliklerinin haklarını korumak amacıyla çeşitli hukuki yollar bulunmaktadır.
Kamulaştırmasız El Atmanın Türleri
Fiili El Atma: İdarenin özel mülkiyete konu bir taşınmaza, herhangi bir kamulaştırma işlemi yapmadan ve malikinin rızası olmadan fiziksel olarak müdahale etmesi durumudur. Bu müdahale, taşınmazın tamamen veya kısmen kullanılması, üzerine yapı inşa edilmesi, yol, park, okul gibi kamu hizmetlerine tahsis edilmesi gibi şekillerde olabilir.
Hukuki El Atma: İdarenin taşınmaz üzerinde fiili bir müdahalede bulunmadan sadece hukuki işlemlerle taşınmaz malikinin mülkiyet hakkını kısıtlamasıdır. Bu durum, genellikle imar planlarında taşınmazın kamu hizmetine ayrılması (örneğin, yeşil alan, okul, yol olarak belirlenmesi) veya tapuya konulan şerhler yoluyla ortaya çıkar. Hukuki el atma sonucunda malik taşınmazını kullanamaz, satamaz veya üzerinde tasarrufta bulunamaz. Dolayısıyla idarece fiilen de el atılmasını beklemeye gerek kalmaksızın malik hakkını arayabilecektir.
2. KAMULAŞTIRMASIZ EL ATMA DAVASININ ŞARTLARI
1. İdare Tarafından El Atma Gerçekleşmiş Olmalı
El atma, fiili (taşınmaza fiziki müdahale) veya hukuki (imar planı değişikliği, tahsis vb.) olabilir. El atmanın idare tarafından gerçekleştirilmesi gerekir. Özel kişiler tarafından yapılan müdahaleler bu kapsama girmez.
2. Kamulaştırma İşlemi Yapılmamış Olmalı
İdarenin taşınmazı kamulaştırmadan veya malik ile anlaşmadan kullanıma almış olması gerekir. Kamulaştırma işlemi yapılmışsa, bedel tespiti ve tescil davası söz konusu olur, kamulaştırmasız el atma davası açılamaz.
3. Malik veya Hak Sahibi Olunmalı
Dava açan kişi, taşınmazın tapulu maliki veya taşınmaz üzerinde ayni hak sahibi olmalıdır. Tapusuz taşınmazlarda da belirli koşullar altında dava açılabilir.
4. Zamanaşımı Şartı
Kamulaştırmasız el atmaya dayalı tazminat ve bedel davaları için zamanaşımı süresi bulunmaz. Ancak ecrimisil (haksız işgal tazminatı) talepleri için 5 yıllık zamanaşımı süresi vardır.
5. Taşınmazın Üzerinde Fiili veya Hukuki Kısıtlama Olmalı
İdare, taşınmaza fiilen el koymuş, yapı inşa etmiş, yol veya kamu hizmetine tahsis etmiş olmalıdır. Hukuki el atma halinde, taşınmaz imar planında kamu alanı olarak ayrılmış ve malik tasarruf edemez duruma gelmiş olmalıdır.
3. KAMULAŞTIRMASIZ EL ATMA SONUCUNDA AÇILABİLECEK DAVA TÜRLERİ
1. Fiili El Atma Sonucunda Açılabilecek Davalar
El Atmanın Önlenmesi (Men-i Müdahale) Davası
İdarenin taşınmaz üzerindeki müdahalesinin durdurulması istenir.
Taşınmaz henüz kamu hizmetine tahsis edilmemişse veya fiili el atma yeni gerçekleşmişse açılabilir.
Taşınmazın bulunduğu yer Asliye Hukuk Mahkemesi yetkilidir.
Bedel Tespit ve Tazminat Davası
İdarenin taşınmaz üzerindeki fiili el atması nedeniyle, taşınmazın bedelinin malikine ödenmesi ve idare adına tescili talep edilir.
Taşınmazın değeri bilirkişi raporları ile belirlenir.
Yargıtay içtihatlarına göre dava tarihindeki rayiç bedel esas alınır.
Taşınmazın bulunduğu yer Asliye Hukuk Mahkemesi yetkilidir.
Ecrimisil (Haksız İşgal Tazminatı) Davası
İdarenin taşınmazı haksız yere kullanması nedeniyle geriye dönük kira bedeli talep edilir.
5 yıllık zamanaşımı süresi bulunur.
Taşınmazın bulunduğu yer Asliye Hukuk Mahkemesi yetkilidir.
2. Hukuki El Atma Sonucunda Açılabilecek Davalar
İptal Davası (İmar Planı)
Eğer taşınmazın imar planında kamu alanı (yeşil alan, yol, okul vb.) olarak ayrılması nedeniyle mülkiyet hakkı ihlal ediliyorsa,
3194 sayılı İmar Kanunu’na ve Anayasa’nın mülkiyet hakkına ilişkin hükümlerine aykırılık söz konusuysa,
Taşınmazın bulunduğu yer idare mahkemesinde imar planının iptali davası açılabilir.
Dava açma süresi ise idari işlemin yapıldığı tarihten itibaren 60 gündür.
Tam Yargı Davası (Tazminat Davası)
Hukuki el atma nedeniyle taşınmaz malikinin mülkiyet hakkı kısıtlanmış ve taşınmaz kullanılamaz hale gelmişse,
Malik Taşınmazın bulunduğu yer idare mahkemesinde tam yargı davası açarak taşınmazın bedelinin tazmin edilmesini talep edebilir.
Dava açma süresi hukuki el atmayı öğrenme tarihinden itibaren 1 yıl ve her hâlükârda 5 yıldır.
3. Anayasa Mahkemesi ve AİHM Başvuruları
Anayasa Mahkemesi’ne Bireysel Başvuru
Hukuki el atma nedeniyle mülkiyet hakkı ihlal edilen kişiler, iç hukuk yolları tükendikten sonra Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru yapabilir.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) Başvurusu
Türkiye’deki iç hukuk yolları tüketildiğinde, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin mülkiyet hakkına ilişkin protokollerine dayanarak AİHM’ye başvurulabilir. Mülkiyet hakkının ihlali ve adil yargılanma hakkının zedelenmesi gibi gerekçelerle tazminat talep edilebilir.
4. KAMULAŞTIRMASIZ EL ATMA DAVASINDA DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN HUSUSLAR
1. Dava Açma Hakkı Olan Kişiler
Taşınmaz Maliki: Tapu kaydında adı geçen taşınmaz sahipleri, idarenin haksız el atmasına karşı dava açabilir.
Paylı Mülkiyet Sahipleri: Eğer taşınmaz birden fazla kişi tarafından paylı mülkiyet olarak sahiplenilmişse, her paydaş ayrı ayrı veya birlikte dava açabilir.
Elbirliği Mülkiyet Sahipleri: Miras yoluyla kazanılmış taşınmazlarda, mirasçılar birlikte hareket ederek dava açabilirler.
Tapusuz Taşınmazı Zilyetlik Yoluyla Kullanan Kişiler: Eğer kişi, uzun yıllardır taşınmazı fiilen kullanıyor ve bunu hukuka uygun bir zilyetlik olarak sürdürüyor ise dava açma hakkı doğabilir.
Lehine Ayni Hak Tesis Edilmiş Kişiler: Üst hakkı, intifa hakkı gibi ayni hak sahipleri de taşınmaz üzerindeki haklarının ihlal edilmesi durumunda dava açabilir.
Kimler Dava Açamaz?
Sadece kiracı olan kişiler, malik olmadıkları için doğrudan dava açamazlar. Ancak, mülk sahibinin dava açmasını teşvik edebilirler.
Geçici olarak taşınmazı kullananlar, mülkiyet hakkına sahip olmadıklarından dolayı dava açamazlar.
2. Uzlaşma Şartı
Kamulaştırmasız el atma davalarında uzlaşma, dava şartı değildir. Yani, taşınmaz maliklerinin dava açmadan önce idare ile uzlaşma yoluna gitme zorunluluğu yoktur.
Ancak, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun 8. maddesi gereğince, kamulaştırma sürecinde idarenin öncelikle taşınmaz sahipleriyle uzlaşma girişiminde bulunması gerekmektedir. Bu durum kamulaştırmalı işlemler için geçerlidir, ancak kamulaştırmasız el atmalarda bu zorunluluk bulunmaz.
3. Kamulaştırma Bedeli Kararı Kesinleşmeden İcraya Konulabilir mi?
Kamulaştırmasız el atma davası sonuçlandıktan sonra öncelikle idareye başvuru zorunluluğu bulunmaktadır. İdareye yapılan ödeme talebi doğrultusunda idare tarafından size ödeme yapılabilir. Ancak olumsuz sonuçlanırsa veya idare tarafından herhangi bir cevap verilmezse yapılan başvuru tarihinden itibaren 30 gün sonra hakkınızı icra yoluyla arayabilirsiniz. Bunun için mahkeme kararının kesinleşmesine gerek kalmamaktadır.
Bir diğer dikkat edilmesi gereken husus ise her ne kadar icra yoluyla hakkınızı arıyor olsanız da 26.11.2022 tarihli Resmî Gazetede yapılan değişiklikle icra takiplerinde idare, 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 36’ncı maddesi uyarınca icranın geri bırakılmasını talep ederse teminat göstermek zorunda olmayacaktır. Bu nedenle kesinleşme kararı beklemeksizin açılabilen icra takipleri süreci hızlandırırken teminat göstermeden icranın geri bırakılması talebinde bulunabilme hakkını haiz idareler maalesef sürecin hızını bir hayli yavaşlatmaktadır.
5. SONUÇ
Kamulaştırma süreci gerek idare açısından gerekse malik açısından hak kayıplarının önüne geçmek açısından son derece dikkatli yürütülmesi gereken bir süreçtir. Malik açısından bakıldığında mülkiyet hakkına dokunulduğu ve idareden bunun karşılığında bedel beklediği basit bir süreç olarak gözükse de idare açısından yüzlerce mülk ve malikle birlikte önemli bir gider kaleminden söz edilmektedir. Bu nedenle her bir adımın özenle takip edilmesi gerekmekte ve mağduriyet yaşanmaması için hukuki yardım almanız elzemdir.




Yorumlar