- Ali Kasım BAŞTAN
- 12 Oca 2025
- 10 dakikada okunur
Güncelleme tarihi: 17 Oca 2025
HAYATA KARŞI SUÇLAR
(TCK m.81-82-83-84-85)
Kanun koyucu, 5237 Sayılı Türk Ceza Kanununu Özel Hükümler Bölümünün İkinci kısmında Kişilere Karşı suçları ele almıştır. Kişilere karşı işlenen suçların Birinci Bölümünde ise kişinin en önemli değeri Hayata Karşı Suçlar işlenmiştir. Hayat hakkı, kişinin sahip olduğu diğer tüm haklardan önemli olan bir haktır. Hayat hakkının yeterli şekilde korunmadığı ülkelerde diğer tüm hakların kullanımında sorunlar yaşanmaktadır. Yani hayat hakkı diğer tüm hakların kullanılması için gereklidir. Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının da 17. Maddesinde bu hak güvence altına alınmıştır. Söz konusu maddeye göre “Herkes, yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir.” Buna göre herkes yaşam hakkına sahiptir. Bu itibarla Türk Ceza Kanunu, diğer tüm hakların önüne yaşam hakkını koymuş ve en ağır cezaları kişilerin bu hakkı ihlal edenlere karşı uygulanmasını öngörmüştür. Bu bölümde ele alınan Taksirle ve Kasten Öldürme suçları ve İntihara Yönlendirme suçu sonucunda ölümün gerçekleşmesiyle kişinin yaşam hakkı son bulur. Kanun koyucu bu bölüm altında sırasıyla; Kasten Öldürme (m.81), Kasten Öldürmenin İhmali Davranışla İşlenmesi (m.83), İntihara Yönlendirme (m.84) ve Taksirle Öldürme (m.85) suçlarını düzenlemiştir.
1-) Kasten Öldürme Suçu (TCK m.81-82)
Bir kişi bilerek ve isteyerek, icrai bir hareketle başkasının yaşamına son vermesiyle bu suç oluşur. Bu kanun normuyla korunan hukuki değer kişinin yaşam hakkıdır. Bu suç serbest hareketli bir suç olup asıl olarak suçun işlenme şeklinde veya fail ve mağdur arasındaki ilişki suçun kendisini oluşturmaz ancak nitelikli halini oluşturur. Kanun koyucu TCK m.81’de suçun temel şeklini, TCK m.82’de bu suçun nitelikli hallerini düzenlemiştir.
TCK m. 81 – Bir insanı kasten öldüren kişi müebbet hapis cezası ile cezalandırılır. TCK m. 82 - (1) Kasten öldürme suçunun;
a)Tasarlayarak,
b)Canavarca hisle veya eziyet çektirerek,
c)Yangın, su baskını, tahrip, batırma veya bombalama ya da nükleer, biyolojik veya kimyasal silah kullanmak suretiyle, d)Üstsoy veya altsoydan birine ya da eş, boşandığı eş veya kardeşe karşı, e)Çocuğa ya da beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı,
f)(Değişik:12/5/2022-7406/2 md.) Kadına karşı, g)Kişinin yerine getirdiği kamu görev nedeniyle,
h)Bir suçu gizlemek, delillerin ortadan kaldırmak veya işlenmesini kolaylaştırmak ya da yakalanmamak amacıyla,
(i)(Ek:29/6/2005 - 5377/9 md.) Bir suçu işleyememekten dolayı duyduğu infialle, (j)Kan gütme saikiyle,
(k)Töre saikiyle,
İşlenmesi halinde, kişi ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılır.
Kasten öldürme suçunda, failin ortaya koyduğu hareketin mağduru öldürmeye elverişli olmasına rağmen mağdur ölmemişse kasten öldürme suçuna teşebbüs ortaya çıkar. Buna göre TCK m.81 –nitelikli hal var ise m.82- TCK m.35 ile birlikte uygulanır. İştirak açısından ise Kasten adam öldürme suçuna iştirakin her türlüsü mümkündür. İştirak, TCK m.37’de düzenlenmiştir. İlgili hüküm uyarınca bu suç birden fazla fail tarafından işlenmesi halinde, her bir fail ayrı ayrı TCK m.81’e göre müebbet hapis cezasıyla cezalandırılır. Yardım eden olarak suça katılan şerikin durumu ise TCK m.37 çerçevesinde değerlendirilir. İçtimai olarak ise Kasten Öldürme suçunda zincirleme suç hükümleri uygulanmaz ve gerçek içtima uygulanarak her bir suçtan ayrı ayrı ceza verilir.
Kasten öldürme suçunda soruşturma ve kovuşturma yapılması şikayete tabi değildir. Bu suçta soruşturma ve kovuşturma re’sen yapılır. Bu suçta yetkili mahkeme suçun işlendiği yerdeki mahkemedir, görevli mahkeme ise Ağır Ceza Mahkemeleridir. Son olarak bu suçun zamanaşımı süresi suç işlendikten sonra başlamakla beraber, temel şeklinde 25 yıl iken nitelikli halinde 30 yıldır.
YARGITAY 1. CEZA DAİRESİ 2016/148 E. ,2017/2873 K.
SUÇ: KASTEN ÖLDÜRMEYE TEŞEBBÜS
“Dosya kapsamına göre, sanık ile mağdurun, olaydan on sene kadar önce aralarında resmi nikah olmadan yaşamaya başladıkları, beraberliklerinden bir de kız çocuklarının dünyaya geldiği, beş yıl süren birlikteliğin ardından, sanığın, mağdurun kendisine şiddet uygulaması nedeniyle, babası sanık ve kardeşi sanığın müşterek oturdukları eve yerleştiği, bu süreçte mağdurun sanığa, yanına dönmesi konusunda sürekli tehdit yollu baskı uyguladığı, müşterek eve geri dönmesine rağmen, mağdurun sanığa karşı uyguladığı şiddeti sürdürdüğü, olaydan bir buçuk yıl kadar önce de sanığın, mağdurun kendisine yönelik şiddet içeren fiilleri nedeniyle, tekrar babası ve kardeşinin evine geri döndüğü ve bir süre sonra da sanık ile resmi olarak evlendiği, buna rağmen mağdurun, sanık ve ailesine karşı ısrarla tehdit ve hakaret içeren eylemlerde bulunduğu, nihayet olay günü mağdurun ödünç aldığı bir otomobille sanığın oturduğu evin önüne gelerek, bağırıp çağırmak suretiyle tehdit ve hakaret içeren sözler söylediği sırada, sanığın, mağduru av tüfeği ile ateş ederek öldürmeye teşebbüs ettiği olayda,
a-) 1/4'ten 3/4'e kadar ceza indirimi öngören TCK'nun 29. maddesinin uygulanması sırasında, mağdurdan sanığa yönelen ve süreklilik oluşturan söz ve davranışların ulaştığı boyut dikkate alındığında, makul oranda bir ceza indirimi yerine, tahrikin derecesinde yanılgıya düşülerek, yazılı biçimde 1/3 oranında indirim yapılması suretiyle fazla ceza tayin edilmesi,
b-) Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarih ve 2015/85 Sayılı kararı ile 5237 Sayılı TCK'nun 53. maddesinin iptal edilen bölümleri yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
SONUÇ : Bozmayı gerektirmiş olup, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu sebeple yerinde görülmüş olduğundan, hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi BOZULMASINA, 26.09.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.”
2-) Kasten Öldürmenin İhmal Suretiyle İşlenmesi (TCK m.83)
Fail kasten icrai bir hareketle olduğu gibi ihmali bir hareketle de başkasının hayatına son verebilir. Kanun koyucu ihmali bir hareketle başkasının hayatına son verilmesini ayrıca düzenlemiştir. Bir ihmali davranışın varlığı, ancak ihmal gösterilmemesi yönünde bir normun bulunması ile anlaşılabilir. Yani ihmali davranış, emredilen bir davranışın yapılmaması sonucu ortaya çıkar. Kanun koyucu 83. Maddede ihmal suretiyle işlenen kasten öldürme suçunu işlemiştir.
TCK m.83 - (1) Kişinin yükümlü olduğu belli bir icra davranışı gerçekleştirmemesi dolayısıyla meydana gelen ölüm neticesinden sorumlu tutulabilmesi için, bu neticenin oluşumuna sebebiyet veren yükümlülük ihmalinin icra davranışa eşdeğer olması gerekir. (2) İhmal ve icra davranışın eşdeğer kabul edilebilmesi için, kişinin;
a) Belli bir icra davranışta bulunmak hususunda kanun düzenlemelerden veya sözleşmeden kaynaklanan bir yükümlülüğünün bulunması,
b) Önceden gerçekleştirdiği davranışın başkalarının hayatı ile ilgili olarak tehlikeli bir durum oluşturması gerekir. (3) Belli bir yükümlülüğün ihmal ile ölüme neden olan kişi hakkında, temel ceza olarak, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine yirmi yıldan yirmi beş yıla kadar, müebbet hapis cezası yerine on beş yıldan yirmi yıla kadar, diğer hallerde ise on yıldan on beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunabileceği gibi, cezada indirim de yapılmayabilir.
Kanun maddesinde de bahsedildiği gibi kişinin ihmali sebebiyle ölüme sebebiyet vermesi halinde müeyyidenin TCK md. 83 çerçevesinde değerlendirilebilmesi için kanundan veya sözleşmeden kaynaklanan bir yükümlülüğünü yerine getirmemesi ya da önden gelen tehlikeli eyleme sebep olması gerekir. Bu şartlar yoksa kişinin TCK md. 83 hükmünce bir cezai sorumluluğu doğmayacaktır.
Kasten Öldürmenin İhmal Suretiyle İşlenmesi suçunda failin ortaya koyduğu hareket mağduru öldürmeye elverişli olmasına rağmen mağdur ölmemişse Kasten Öldürmenin İhmal Suretiyle İşlenmesi suçuna teşebbüs ortaya çıkar. Buna göre TCK md. 83, TCK md. 35 ile birlikte uygulanır. İştirak açısından ise Kasten Öldürmenin İhmal Suretiyle İşlenmesi suçuna iştirakin her türlüsü mümkündür. İştirak, TCK md. 37’de düzenlenmiştir. İlgili hüküm uyarınca bu suç birden fazla fail tarafından işlenmesi halinde, her bir fail ayrı ayrı TCK md. 83’e göre cezalandırılır. Yardım eden olarak suça katılan şerikin durumu ise TCK md. 37 çerçevesinde değerlendirilir. İçtimai olarak ise Kasten Öldürmenin İhmal Suretiyle İşlenmesi suçunda zincirleme suç hükümleri uygulanmaz ve gerçek içtima uygulanarak her bir suçtan ayrı ayrı ceza verilir.
Kasten Öldürmenin İhmal Suretiyle İşlenmesi suçunda soruşturma ve kovuşturma yapılması şikayete tabi değildir. Bu suçta soruşturma ve kovuşturma re’sen yapılır. Bu suçta yetkili mahkeme suçun işlendiği yerdeki mahkemedir, görevli mahkeme ise Ağır Ceza Mahkemeleridir. Son olarak bu suçun zamanaşımı süresi suç işlendikten sonra başlamakla beraber, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine 20 yıldan 25 yıla, müebbet hapis cezası yerine 10 yıldan 15 yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
YARGITAY 1. CEZA DAİRESİ 2017/1313 E. ,2018/4324 K.
SUÇ: KASTEN ÖLDÜRMENİN İHMAL SURETİYLE İŞLENMESİ
“1- Sanık … hakkında yeni doğan bebeğini nitelikli kasten öldürme suçundan açılan kamu davasında, 6284 sayılı Kanunun 2/1-d ve 20/2. maddeleri uyarınca Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının bu suçun zarar göreni olduğu, bu sıfatının gereği olarak CMK’nun 233 ve 234. maddeleri gereğince kovuşturma evresinde sahip olduğu davaya katılma ve öteki haklarını kullanabilmesi için duruşmadan haberdar edilmesi gerektiği halde, usulen dava ve duruşmalar bildirilmeden, davaya katılma ve CMK`nun mağdur ve katılanlar için öngördüğü haklardan
yararlanma olanağı sağlanmadan yargılamaya devam edilerek yazılı biçimde hüküm kurulması,
2- Gerekçeli kararda sanık …‘ın “beden ve ruh bakamından kendini savunamayacak alt soyunu kasten öldürdüğünün sabit kabul edildiği” belirtilmesine rağmen, bir sonraki paragrafta yeni doğan bebeğine karşı bakım yükümlülüğünü yerine getirmemek suretiyle ihmali davranışla öldürme suçunu işlediği belirtilip hüküm fıkrasında TCK`nun 83/2-a-3 maddesi uyarınca ceza tayin edilmek suretiyle gerekçenin kendi içerisinde ve gerekçe ile hüküm arasında karışıklığa neden olunması,
Bozmayı gerektirmiş; Cumhuriyet savcısının, suçtan zarar gören Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı vekilinin ve sanık … müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmekle sair yönleri incelenmeyen hükmün ve aralarındaki irtibat nedeniyle sanık … hakkındaki suç delillerini yok etme suçundan verilen beraat hükmünün de öncelikle bu sebeplerden dolayı tebliğnamedeki düşünce gibi BOZULMASINA, 24.10.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.”
3-) İntihara Yönlendirme Suçu (TCK m.84)
Kişilerin kendi yaşam haklarına son vermelerine intihar denilir. İntihar fiili, 5237 sayılı TCK kapsamında yaptırım altına alınmamıştır. Ancak başka bir kişiyi intihar etmeye teşvik eden, yönlendiren, azmettiren kişiler TCK md. 84 hükmüne göre cezalandırılır.
TCK md. 84 - (1) Başkasını intihara azmettiren, teşvik eden, başkasının intihar kararını kuvvetlendiren ya da başkasının intiharına herhangi bir şekilde yardım eden kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası le cezalandırılır.
(2) İntiharın gerçekleşmesi durumunda, kişi dört yıldan on yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(3) Başkalarını intihara alenen teşvik eden kişi, üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (Mülga ikinci cümle: 29/6/2005 – 5377/10 md.)
(4) İşlediği fiilin anlam ve sonuçlarını algılama yeteneği gelişmemiş olan veya ortadan kaldırılan kişiler intihara sevk edenlerle cebir veya tehdit kullanmak suretiyle kişiler intihara mecbur edenler, kasten öldürme suçundan sorumlu tutulurlar.
Kanunda bahsedildiği üzere, bir kişiyi intihara teşvik etmek suçun temel halini oluştururken intihara teşvik edilen kişinin intiharı gerçekleştirmesi halinde verilecek ceza daha fazla artmaktadır. Ayrıca yaptığı fiilin anlam ve sonuçlarını kavramayan ya da cebir ve tehdit altında kişileri intihara teşvik etmek, onları dolaylı yoldan öldürme olarak değerlendirileceği için bu fiilleri işleyen kişilerin kasten öldürme suçundan cezai sorumlulukları doğacaktır.
İntihara yönlendirme suçu neticeli bir suç değildir. Ancak neticenin gerçekleşmesi halinde kişinin cezai sorumluluğu artacaktır. Doktrinde kimi görüşler bu suça teşebbüsün mümkün olmayacağını düşünmekte (Koca & Üzülmez) ise de bazı görüşlere göre bu suça teşebbüs mümkündür. Mağdurun intihara kalkışması fakat sonuca ulaşamaması durumunda, failin hangi kanun normuna göre cezai sorumluluğunun doğacağı tartışma yaratmaktadır. Mağdurun, fail tarafından azmettirilip TCK md. 84/2 hükmündeki fiili gerçekleştirmek istemesi ancak elinde olmayan sebeplerden ötürü sonuca ulaşamaması halinde, Yagıtay’ın esas aldığı görüş uyarınca nitelikli hale teşebbüs mümkün olduğundan fail TCK m.84/2’ye suçuna teşebbüsten cezalandırılabilecektir. İntihara yönlendirme suçu yapısı gereği dolaylı ve müşterek failliğe uygun bir suç değildir ancak yardım eden şerik olarak fiile iştirak edebilir. İçtima açısından ise aynı fiille birden fazla kişi intihara yönlendirilirse zincirleme suç hükümleri uygulanır.
İntihara Yönlendirme suçunda soruşturma ve kovuşturma yapılması şikayete tabi değildir. Bu suçta soruşturma ve kovuşturma re’sen yapılır. Bu suçta yetkili mahkeme suçun işlendiği yerdeki mahkemedir, görevli mahkeme ise Asliye Ceza Mahkemeleridir. Ancak TCK m.84/4 fiili gerçekleşmişse görevli mahkeme Ağır Ceza Mahkemesi olacaktır. Son olarak bu suçun basit halinin zamanaşımı süresi suç işlendikten sonra başlamakla beraber 8 yıl, nitelikli halinin zamanaşımı 15 yıldır.
YARGITAY 1. CEZA DAİRESİ 2013/4118 E. 2013/7481 K.
SUÇ: İNTİHARA YÖNLENDİRME
“…Evli ve iki çocuk babası olan 31 yaşındaki sanık Bilal ile 16 yaşındaki mağdur Kader'in arkadaşlık yapmasını ailelerinin onaylamaması üzerine, Bilal’in 11.03.2010 tarihinde Kader'in telefonuna mesaj çekerek “benimle her şeye var mısın" dediği, Kader’in de "evet” şeklinde cevap vermesi üzerine, bu kez de mağdureden öldürecek bir ilaç getirmesini istediği, 12.03.2010 tarihinde Kader’in evden 4 kutu ilaç alarak okul çıkışı Bilal ile buluştuğu, birlikte Mersin’den Erdemli’ye gittikleri, burada bir pansiyonda kaldıkları, 14.03.2010 tarihinde Bilal’in Kader’e ilaçları getirip getirmediğini sorduğu, Kader’in de getirdiğini söylemesi üzerine ilaçları paylaştıkları, önce Kader’in içmeye başladığı, Bilal’in de ilaçları içtiği, bir süre sonra hastaneye gittikleri ve tedavi sonucu yaşama döndürüldükleri olayda, intihar etmeyi sanık Bilal'in teklif ettiği ve intihar etmekte kullanılan ilaçları sanığın isteği üzerine mağdurenin temin ederek getirdiği anlaşılmakla, sanığın eylemine uyan intihara yönlendirme suçundan cezalandırılması gerektiği düşünülmeksizin, yazılı şekilde beraatine karar verilmesi, Bozmayı gerektirmekle, Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazlarının bu itibarla kabulüyle hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi (BOZULMASINA)…”
4-) Taksirle Öldürme (TCK m.85)
Taksirli davranış kişinin dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı hareket etmesi sonucu istemediği bir neticenin ortaya çıkmasıdır. Kanun koyucu taksirle sebep olunan öldürme suçlarında failin cezai sorumluluğunu TCK m.85 kapsamına almıştır.
TCK m.85 - (1) Taksirle bir insanın ölümüne neden olan kişi, k yıldan altı yıla kadar hapis cezası le cezalandırılır.
(2) Fiil, birden fazla insanın ölümüne ya da bir veya birden fazla kişinin ölümü ile birlikte, bir veya birden fazla kişinin yaralanmasına neden olmuş ise, kişi iki yıldan on beş yıla kadar hapis cezası le cezalandırılır.
Taksir, TCK m.22/2’de belirtildiği üzere dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla, bir davranışın suçun kanun tanımında belirtilen neticesi öngörülmeyerek gerçekleştirilmesidir. Taksir, kanun maddesinde belirtildiği üzere dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılığın bir sonucudur. Burada değerlendirilmesi gereken dikkat ve özen yükümlülüğünün sübjektif değil objektif olduğudur. Yani objektif olarak ortaya konulan dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık gerekir. Ayrıca dikkat ve özene aykırı davranma sonucu ortaya çıkan sonuç makul bir insan tarafından öngörülebilirse bilinçli, öngörülemezse bilinçsiz taksir olarak nitelendirilir.
Taksirli suçlar, bilerek ve isteyerek ortaya çıkmadığından bu suçlara teşebbüs mümkün olmayacaktır. Bu haksızlıklar ortaya çıkan neticeye göre cezalandırılır. Çünkü kişinin bir suç işleme niyeti yoktur. İştirak açısından ise kişinin bir suç işleme iradesi olmadığından sadece dikkate ve özene aykırı davranışı mümkün olduğun için başkalarının bu suça çeşitli sıfatlarla iştirak etmesi mümkün değildir. İçtima kapsamında ise aynı taksirli hareket sonucu birden fazla insanın ölümüne ya da bir veya birden fazla kişinin ölümü ile birlikte, bir veya birden fazla kişinin yaralanmasına neden olunmuş ise failin TCK m.85/2 kapsamında sorumluluğu doğar. Yani bu gibi durumlarda zincirleme suç hükümleri ve benzeri hükümler uygulama alanı bulmaz. Ancak Taksirle Öldürme suçları genelde trafik kazalarında karşımıza çıkmaktadır. Bu durumlarda ise farklı neviden fikri içtima söz konusu olabilir.
Taksirle öldürme suçunda soruşturma ve kovuşturma yapılması şikayete tabi değildir. Bu suçta soruşturma ve kovuşturma re’sen yapılır. Bu suçta yetkili mahkeme suçun işlendiği yerdeki mahkemedir, görevli mahkeme ise Asliye Ceza Mahkemeleridir. Ancak TCK m.85/2’nin gerçekleşmesi halinde görevli mahkeme Ağır Ceza Mahkemesidir. Son olarak bu suçun zamanaşımı süresi suç işlendikten sonra başlamakla beraber 15 yıldır.
YARGITAY 1. CEZA DAİRESİ 2016/5983 E. ,2017/1508 K.
SUÇ: TAKSİRLE ÖLDÜRME
“Sanık ile maktulün; evinde 3 ay önce badana yapması sebebiyle tanıştıkları, olay günü sanığın maktulün evine gittiği, maktulün evde bulunan para ve değerli eşyalarını almak istediği, maktulün vermek istemediği aralarında çıkan tartışma sırasında maktulü itekleyerek yere düşürüp etkisiz hale getirdiği, evde bulunan maktule ait araç anahtarı ile araç ruhsatını, cep telefonunu ve cüzdanını alarak evden dışarı çıktığı, kapının önünde park halinde bulunan maktule ait aracı alarak ayrıldığı, alınan Adli Tıp raporuna göre, maktulün sanık ile aralarında geçen tartışma ve darp olayının tetiklediği akud kardiyak atağa bağlı olarak öldüğü, sanığın maktule basit tıbbi müdahale ile giderilebilir nitelikte iteklemek suretiyle müdahalesinin olduğu ancak ölüm olayı ile sanığın eylemi arasında illiyet bağı bulunduğu olayda;
1-)Sanığın maktulü daha önceden tanıması evinin boya badana işlerini yapması da dikkate alındığında maktuldeki kalp rahatsızlığını önceden bilip bilmediği araştırılarak sonucuna göre;
a-) Bildiği tespit edildiği takdirde 22/3 ve yollamasıyla 85. maddesi uyarınca bilinçli taksirli öldürme suçundan,
b-) Bilmediği tespit edildiği takdirde ise 22/2 ve yollamasıyla 85. maddesi uyarınca taksirle öldürme suçundan cezalandırılmasına karar verilmesi yerine eksik soruşturma sonucu olayda uygulama yeri bulunmayan neticesi sebebiyle ağırlaşan yaralama sonucu öldürme suçundan hüküm kurulması;
2-)Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hüküm yönünden yapılan incelemede;
Sanığın maktule ait maddi değeri olan araç anahtarı ile aracını, araç ruhsatını ve cep telefonunu maktulü etkisiz hale getirmek suretiyle ölmeden önce aldığı anlaşılmakla yağma suçundan cezalandırılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin suç niteliğinde hata edilerek yazılı şekilde hırsızlık suçundan hüküm kurulması,
SONUÇ : Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin ve Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmekle sanık hakkında kurulan hükümlerin tebliğnamedeki düşünce hilafına BOZULMASINA, sanığın tutuklulukta geçirdiği süreye göre tahliye isteminin reddine, 11.05.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.”




Yorumlar