top of page
  • Ali Kasım BAŞTAN
  • 12 Oca 2025
  • 10 dakikada okunur

Güncelleme tarihi: 17 Oca 2025

HAYATA KARŞI SUÇLAR

(TCK m.81-82-83-84-85)


Kanun koyucu, 5237 Sayılı Türk Ceza Kanununu Özel Hükümler Bölümünün İkinci  kısmında Kişilere Karşı suçları ele almıştır. Kişilere karşı işlenen suçların Birinci Bölümünde  ise kişinin en önemli değeri Hayata Karşı Suçlar işlenmiştir. Hayat hakkı, kişinin sahip olduğu  diğer tüm haklardan önemli olan bir haktır. Hayat hakkının yeterli şekilde korunmadığı  ülkelerde diğer tüm hakların kullanımında sorunlar yaşanmaktadır. Yani hayat hakkı diğer tüm  hakların kullanılması için gereklidir. Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının da 17. Maddesinde bu  hak güvence altına alınmıştır. Söz konusu maddeye göre “Herkes, yaşama, maddi ve manevi  varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir.” Buna göre herkes yaşam hakkına sahiptir. Bu  itibarla Türk Ceza Kanunu, diğer tüm hakların önüne yaşam hakkını koymuş ve en ağır cezaları  kişilerin bu hakkı ihlal edenlere karşı uygulanmasını öngörmüştür. Bu bölümde ele alınan Taksirle ve Kasten Öldürme suçları ve İntihara Yönlendirme suçu sonucunda ölümün  gerçekleşmesiyle kişinin yaşam hakkı son bulur. Kanun koyucu bu bölüm altında sırasıyla;  Kasten Öldürme (m.81), Kasten Öldürmenin İhmali Davranışla İşlenmesi (m.83), İntihara  Yönlendirme (m.84) ve Taksirle Öldürme (m.85) suçlarını düzenlemiştir.


1-) Kasten Öldürme Suçu (TCK m.81-82)

Bir kişi bilerek ve isteyerek, icrai bir hareketle başkasının yaşamına son vermesiyle bu  suç oluşur. Bu kanun normuyla korunan hukuki değer kişinin yaşam hakkıdır. Bu suç serbest  hareketli bir suç olup asıl olarak suçun işlenme şeklinde veya fail ve mağdur arasındaki ilişki  suçun kendisini oluşturmaz ancak nitelikli halini oluşturur. Kanun koyucu TCK m.81’de suçun  temel şeklini, TCK m.82’de bu suçun nitelikli hallerini düzenlemiştir. 

TCK m. 81 – Bir insanı kasten öldüren kişi müebbet hapis cezası ile cezalandırılır. TCK m. 82 - (1) Kasten öldürme suçunun; 

a)Tasarlayarak, 

b)Canavarca hisle veya eziyet çektirerek, 

c)Yangın, su baskını, tahrip, batırma veya bombalama ya da nükleer, biyolojik veya kimyasal  silah kullanmak suretiyle,  d)Üstsoy veya altsoydan birine ya da eş, boşandığı eş veya kardeşe karşı,  e)Çocuğa ya da beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye  karşı, 

f)(Değişik:12/5/2022-7406/2 md.) Kadına karşı,  g)Kişinin yerine getirdiği kamu görev nedeniyle, 

h)Bir suçu gizlemek, delillerin ortadan kaldırmak veya işlenmesini kolaylaştırmak ya da  yakalanmamak amacıyla, 

(i)(Ek:29/6/2005 - 5377/9 md.) Bir suçu işleyememekten dolayı duyduğu infialle,  (j)Kan gütme saikiyle, 

(k)Töre saikiyle, 

İşlenmesi halinde, kişi ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılır.

 

Kasten öldürme suçunda, failin ortaya koyduğu hareketin mağduru öldürmeye elverişli  olmasına rağmen mağdur ölmemişse kasten öldürme suçuna teşebbüs ortaya çıkar. Buna göre  TCK m.81 –nitelikli hal var ise m.82- TCK m.35 ile birlikte uygulanır. İştirak açısından ise  Kasten adam öldürme suçuna iştirakin her türlüsü mümkündür. İştirak, TCK m.37’de  düzenlenmiştir. İlgili hüküm uyarınca bu suç birden fazla fail tarafından işlenmesi halinde, her  bir fail ayrı ayrı TCK m.81’e göre müebbet hapis cezasıyla cezalandırılır. Yardım eden olarak  suça katılan şerikin durumu ise TCK m.37 çerçevesinde değerlendirilir. İçtimai olarak ise  Kasten Öldürme suçunda zincirleme suç hükümleri uygulanmaz ve gerçek içtima uygulanarak  her bir suçtan ayrı ayrı ceza verilir. 

Kasten öldürme suçunda soruşturma ve kovuşturma yapılması şikayete tabi değildir. Bu  suçta soruşturma ve kovuşturma re’sen yapılır. Bu suçta yetkili mahkeme suçun işlendiği  yerdeki mahkemedir, görevli mahkeme ise Ağır Ceza Mahkemeleridir. Son olarak bu suçun  zamanaşımı süresi suç işlendikten sonra başlamakla beraber, temel şeklinde 25 yıl iken nitelikli halinde 30 yıldır.

 

YARGITAY 1. CEZA DAİRESİ 2016/148 E. ,2017/2873 K. 

SUÇ: KASTEN ÖLDÜRMEYE TEŞEBBÜS 

“Dosya kapsamına göre, sanık ile mağdurun, olaydan on sene kadar önce aralarında resmi  nikah olmadan yaşamaya başladıkları, beraberliklerinden bir de kız çocuklarının dünyaya  geldiği, beş yıl süren birlikteliğin ardından, sanığın, mağdurun kendisine şiddet uygulaması  nedeniyle, babası sanık ve kardeşi sanığın müşterek oturdukları eve yerleştiği, bu süreçte  mağdurun sanığa, yanına dönmesi konusunda sürekli tehdit yollu baskı uyguladığı, müşterek  eve geri dönmesine rağmen, mağdurun sanığa karşı uyguladığı şiddeti sürdürdüğü, olaydan bir  buçuk yıl kadar önce de sanığın, mağdurun kendisine yönelik şiddet içeren fiilleri nedeniyle,  tekrar babası ve kardeşinin evine geri döndüğü ve bir süre sonra da sanık ile resmi olarak  evlendiği, buna rağmen mağdurun, sanık ve ailesine karşı ısrarla tehdit ve hakaret içeren  eylemlerde bulunduğu, nihayet olay günü mağdurun ödünç aldığı bir otomobille sanığın  oturduğu evin önüne gelerek, bağırıp çağırmak suretiyle tehdit ve hakaret içeren sözler  söylediği sırada, sanığın, mağduru av tüfeği ile ateş ederek öldürmeye teşebbüs ettiği olayda,

a-) 1/4'ten 3/4'e kadar ceza indirimi öngören TCK'nun 29. maddesinin uygulanması sırasında,  mağdurdan sanığa yönelen ve süreklilik oluşturan söz ve davranışların ulaştığı boyut dikkate  alındığında, makul oranda bir ceza indirimi yerine, tahrikin derecesinde yanılgıya düşülerek,  yazılı biçimde 1/3 oranında indirim yapılması suretiyle fazla ceza tayin edilmesi,

b-) Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarih ve 2015/85 Sayılı kararı ile 5237 Sayılı TCK'nun  53. maddesinin iptal edilen bölümleri yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden  değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,

SONUÇ : Bozmayı gerektirmiş olup, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu sebeple yerinde  görülmüş olduğundan, hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi BOZULMASINA, 26.09.2017  tarihinde oybirliği ile karar verildi.”

2-) Kasten Öldürmenin İhmal Suretiyle İşlenmesi (TCK m.83)

Fail kasten icrai bir hareketle olduğu gibi ihmali bir hareketle de başkasının hayatına  son verebilir. Kanun koyucu ihmali bir hareketle başkasının hayatına son verilmesini ayrıca  düzenlemiştir. Bir ihmali davranışın varlığı, ancak ihmal gösterilmemesi yönünde bir normun  bulunması ile anlaşılabilir. Yani ihmali davranış, emredilen bir davranışın yapılmaması sonucu  ortaya çıkar. Kanun koyucu 83. Maddede ihmal suretiyle işlenen kasten öldürme suçunu  işlemiştir. 

TCK m.83 - (1) Kişinin yükümlü olduğu belli bir icra davranışı gerçekleştirmemesi  dolayısıyla meydana gelen ölüm neticesinden sorumlu tutulabilmesi için, bu neticenin  oluşumuna sebebiyet veren yükümlülük ihmalinin icra davranışa eşdeğer olması gerekir.  (2) İhmal ve icra davranışın eşdeğer kabul edilebilmesi için, kişinin; 

a) Belli bir icra davranışta bulunmak hususunda kanun düzenlemelerden veya sözleşmeden  kaynaklanan bir yükümlülüğünün bulunması, 

b) Önceden gerçekleştirdiği davranışın başkalarının hayatı ile ilgili olarak tehlikeli bir durum  oluşturması gerekir.  (3) Belli bir yükümlülüğün ihmal ile ölüme neden olan kişi hakkında, temel ceza olarak,  ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine yirmi yıldan yirmi beş yıla kadar, müebbet hapis  cezası yerine on beş yıldan yirmi yıla kadar, diğer hallerde ise on yıldan on beş yıla kadar hapis  cezasına hükmolunabileceği gibi, cezada indirim de yapılmayabilir. 


Kanun maddesinde de bahsedildiği gibi kişinin ihmali sebebiyle ölüme sebebiyet  vermesi halinde müeyyidenin TCK md. 83 çerçevesinde değerlendirilebilmesi için kanundan veya sözleşmeden  kaynaklanan bir yükümlülüğünü yerine getirmemesi ya da önden gelen tehlikeli eyleme sebep  olması gerekir. Bu şartlar yoksa kişinin TCK md. 83 hükmünce bir cezai sorumluluğu doğmayacaktır. 

Kasten Öldürmenin İhmal Suretiyle İşlenmesi suçunda failin ortaya koyduğu hareket  mağduru öldürmeye elverişli olmasına rağmen mağdur ölmemişse Kasten Öldürmenin İhmal  Suretiyle İşlenmesi suçuna teşebbüs ortaya çıkar. Buna göre TCK md. 83, TCK md. 35 ile birlikte  uygulanır. İştirak açısından ise Kasten Öldürmenin İhmal Suretiyle İşlenmesi suçuna iştirakin  her türlüsü mümkündür. İştirak, TCK md. 37’de düzenlenmiştir. İlgili hüküm uyarınca bu suç  birden fazla fail tarafından işlenmesi halinde, her bir fail ayrı ayrı TCK md. 83’e göre  cezalandırılır. Yardım eden olarak suça katılan şerikin durumu ise TCK md. 37 çerçevesinde  değerlendirilir. İçtimai olarak ise Kasten Öldürmenin İhmal Suretiyle İşlenmesi suçunda  zincirleme suç hükümleri uygulanmaz ve gerçek içtima uygulanarak her bir suçtan ayrı ayrı  ceza verilir.


Kasten Öldürmenin İhmal Suretiyle İşlenmesi suçunda soruşturma ve kovuşturma  yapılması şikayete tabi değildir. Bu suçta soruşturma ve kovuşturma re’sen yapılır. Bu suçta  yetkili mahkeme suçun işlendiği yerdeki mahkemedir, görevli mahkeme ise Ağır Ceza  Mahkemeleridir. Son olarak bu suçun zamanaşımı süresi suç işlendikten sonra başlamakla  beraber, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine 20 yıldan 25 yıla, müebbet hapis cezası yerine 10 yıldan 15 yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.


YARGITAY 1. CEZA DAİRESİ 2017/1313 E. ,2018/4324 K. 

SUÇ: KASTEN ÖLDÜRMENİN İHMAL SURETİYLE İŞLENMESİ

“1- Sanık … hakkında yeni doğan bebeğini nitelikli kasten öldürme suçundan açılan kamu  davasında, 6284 sayılı Kanunun 2/1-d ve 20/2. maddeleri uyarınca Aile ve Sosyal Politikalar  Bakanlığının bu suçun zarar göreni olduğu, bu sıfatının gereği olarak CMK’nun 233 ve 234.  maddeleri gereğince kovuşturma evresinde sahip olduğu davaya katılma ve öteki haklarını  kullanabilmesi için duruşmadan haberdar edilmesi gerektiği halde, usulen dava ve duruşmalar  bildirilmeden, davaya katılma ve CMK`nun mağdur ve katılanlar için öngördüğü haklardan

yararlanma olanağı sağlanmadan yargılamaya devam edilerek yazılı biçimde hüküm  kurulması,


2- Gerekçeli kararda sanık …‘ın “beden ve ruh bakamından kendini savunamayacak alt soyunu  kasten öldürdüğünün sabit kabul edildiği” belirtilmesine rağmen, bir sonraki paragrafta yeni  doğan bebeğine karşı bakım yükümlülüğünü yerine getirmemek suretiyle ihmali davranışla  öldürme suçunu işlediği belirtilip hüküm fıkrasında TCK`nun 83/2-a-3 maddesi uyarınca ceza  tayin edilmek suretiyle gerekçenin kendi içerisinde ve gerekçe ile hüküm arasında karışıklığa  neden olunması,

Bozmayı gerektirmiş; Cumhuriyet savcısının, suçtan zarar gören Aile ve Sosyal Politikalar  Bakanlığı vekilinin ve sanık … müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmekle  sair yönleri incelenmeyen hükmün ve aralarındaki irtibat nedeniyle sanık … hakkındaki suç  delillerini yok etme suçundan verilen beraat hükmünün de öncelikle bu sebeplerden dolayı  tebliğnamedeki düşünce gibi BOZULMASINA, 24.10.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.”


3-) İntihara Yönlendirme Suçu (TCK m.84)

Kişilerin kendi yaşam haklarına son vermelerine intihar denilir. İntihar fiili, 5237 sayılı  TCK kapsamında yaptırım altına alınmamıştır. Ancak başka bir kişiyi intihar etmeye teşvik  eden, yönlendiren, azmettiren kişiler TCK md. 84 hükmüne göre cezalandırılır.

TCK md. 84 - (1) Başkasını intihara azmettiren, teşvik eden, başkasının intihar kararını  kuvvetlendiren ya da başkasının intiharına herhangi bir şekilde yardım eden kişi, iki yıldan beş  yıla kadar hapis cezası le cezalandırılır. 

(2) İntiharın gerçekleşmesi durumunda, kişi dört yıldan on yıla kadar hapis cezası ile  cezalandırılır. 

(3) Başkalarını intihara alenen teşvik eden kişi, üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası ile  cezalandırılır. (Mülga ikinci cümle: 29/6/2005 – 5377/10 md.) 

(4) İşlediği fiilin anlam ve sonuçlarını algılama yeteneği gelişmemiş olan veya ortadan  kaldırılan kişiler intihara sevk edenlerle cebir veya tehdit kullanmak suretiyle kişiler intihara  mecbur edenler, kasten öldürme suçundan sorumlu tutulurlar.


Kanunda bahsedildiği üzere, bir kişiyi intihara teşvik etmek suçun temel halini  oluştururken intihara teşvik edilen kişinin intiharı gerçekleştirmesi halinde verilecek ceza daha  fazla artmaktadır. Ayrıca yaptığı fiilin anlam ve sonuçlarını kavramayan ya da cebir ve tehdit  altında kişileri intihara teşvik etmek, onları dolaylı yoldan öldürme olarak değerlendirileceği  için bu fiilleri işleyen kişilerin kasten öldürme suçundan cezai sorumlulukları doğacaktır.

İntihara yönlendirme suçu neticeli bir suç değildir. Ancak neticenin gerçekleşmesi  halinde kişinin cezai sorumluluğu artacaktır. Doktrinde kimi görüşler bu suça teşebbüsün  mümkün olmayacağını düşünmekte (Koca & Üzülmez) ise de bazı görüşlere göre bu suça  teşebbüs mümkündür. Mağdurun intihara kalkışması fakat sonuca ulaşamaması durumunda,  failin hangi kanun normuna göre cezai sorumluluğunun doğacağı tartışma yaratmaktadır.  Mağdurun, fail tarafından azmettirilip TCK md. 84/2 hükmündeki fiili gerçekleştirmek istemesi  ancak elinde olmayan sebeplerden ötürü sonuca ulaşamaması halinde, Yagıtay’ın esas aldığı  görüş uyarınca nitelikli hale teşebbüs mümkün olduğundan fail TCK m.84/2’ye suçuna  teşebbüsten cezalandırılabilecektir. İntihara yönlendirme suçu yapısı gereği dolaylı ve müşterek  failliğe uygun bir suç değildir ancak yardım eden şerik olarak fiile iştirak edebilir. İçtima  açısından ise aynı fiille birden fazla kişi intihara yönlendirilirse zincirleme suç hükümleri  uygulanır.

 

İntihara Yönlendirme suçunda soruşturma ve kovuşturma yapılması şikayete tabi  değildir. Bu suçta soruşturma ve kovuşturma re’sen yapılır. Bu suçta yetkili mahkeme suçun  işlendiği yerdeki mahkemedir, görevli mahkeme ise Asliye Ceza Mahkemeleridir. Ancak TCK m.84/4 fiili gerçekleşmişse görevli mahkeme Ağır Ceza Mahkemesi olacaktır. Son olarak bu  suçun basit halinin zamanaşımı süresi suç işlendikten sonra başlamakla beraber 8 yıl, nitelikli halinin zamanaşımı 15 yıldır.


YARGITAY 1. CEZA DAİRESİ 2013/4118 E. 2013/7481 K.

SUÇ: İNTİHARA YÖNLENDİRME

“…Evli ve iki çocuk babası olan 31 yaşındaki sanık Bilal ile 16 yaşındaki mağdur Kader'in  arkadaşlık yapmasını ailelerinin onaylamaması üzerine, Bilal’in 11.03.2010 tarihinde Kader'in  telefonuna mesaj çekerek “benimle her şeye var mısın" dediği, Kader’in de "evet” şeklinde  cevap vermesi üzerine, bu kez de mağdureden öldürecek bir ilaç getirmesini istediği,  12.03.2010 tarihinde Kader’in evden 4 kutu ilaç alarak okul çıkışı Bilal ile buluştuğu, birlikte  Mersin’den Erdemli’ye gittikleri, burada bir pansiyonda kaldıkları, 14.03.2010 tarihinde  Bilal’in Kader’e ilaçları getirip getirmediğini sorduğu, Kader’in de getirdiğini söylemesi  üzerine ilaçları paylaştıkları, önce Kader’in içmeye başladığı, Bilal’in de ilaçları içtiği, bir  süre sonra hastaneye gittikleri ve tedavi sonucu yaşama döndürüldükleri olayda, intihar etmeyi  sanık Bilal'in teklif ettiği ve intihar etmekte kullanılan ilaçları sanığın isteği üzerine  mağdurenin temin ederek getirdiği anlaşılmakla, sanığın eylemine uyan intihara yönlendirme  suçundan cezalandırılması gerektiği düşünülmeksizin, yazılı şekilde beraatine karar verilmesi,  Bozmayı gerektirmekle, Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazlarının bu itibarla kabulüyle  hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi (BOZULMASINA)…” 

4-) Taksirle Öldürme (TCK m.85)

Taksirli davranış kişinin dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı hareket etmesi sonucu  istemediği bir neticenin ortaya çıkmasıdır. Kanun koyucu taksirle sebep olunan öldürme  suçlarında failin cezai sorumluluğunu TCK m.85 kapsamına almıştır.

TCK m.85 - (1) Taksirle bir insanın ölümüne neden olan kişi, k yıldan altı yıla kadar hapis  cezası le cezalandırılır. 

(2) Fiil, birden fazla insanın ölümüne ya da bir veya birden fazla kişinin ölümü ile birlikte, bir  veya birden fazla kişinin yaralanmasına neden olmuş ise, kişi iki yıldan on beş yıla kadar hapis  cezası le cezalandırılır.


Taksir, TCK m.22/2’de belirtildiği üzere dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık  dolayısıyla, bir davranışın suçun kanun tanımında belirtilen neticesi öngörülmeyerek  gerçekleştirilmesidir. Taksir, kanun maddesinde belirtildiği üzere dikkat ve özen  yükümlülüğüne aykırılığın bir sonucudur. Burada değerlendirilmesi gereken dikkat ve özen  yükümlülüğünün sübjektif değil objektif olduğudur. Yani objektif olarak ortaya konulan dikkat  ve özen yükümlülüğüne aykırılık gerekir. Ayrıca dikkat ve özene aykırı davranma sonucu  ortaya çıkan sonuç makul bir insan tarafından öngörülebilirse bilinçli, öngörülemezse bilinçsiz  taksir olarak nitelendirilir. 

Taksirli suçlar, bilerek ve isteyerek ortaya çıkmadığından bu suçlara teşebbüs mümkün  olmayacaktır. Bu haksızlıklar ortaya çıkan neticeye göre cezalandırılır. Çünkü kişinin bir suç  işleme niyeti yoktur. İştirak açısından ise kişinin bir suç işleme iradesi olmadığından sadece  dikkate ve özene aykırı davranışı mümkün olduğun için başkalarının bu suça çeşitli sıfatlarla  iştirak etmesi mümkün değildir. İçtima kapsamında ise aynı taksirli hareket sonucu birden fazla  insanın ölümüne ya da bir veya birden fazla kişinin ölümü ile birlikte, bir veya birden fazla  kişinin yaralanmasına neden olunmuş ise failin TCK m.85/2 kapsamında sorumluluğu doğar.  Yani bu gibi durumlarda zincirleme suç hükümleri ve benzeri hükümler uygulama alanı bulmaz. Ancak Taksirle Öldürme suçları genelde trafik kazalarında karşımıza çıkmaktadır. Bu durumlarda ise farklı neviden fikri içtima söz konusu olabilir. 

Taksirle öldürme suçunda soruşturma ve kovuşturma yapılması şikayete tabi değildir.  Bu suçta soruşturma ve kovuşturma re’sen yapılır. Bu suçta yetkili mahkeme suçun işlendiği  yerdeki mahkemedir, görevli mahkeme ise Asliye Ceza Mahkemeleridir. Ancak TCK  m.85/2’nin gerçekleşmesi halinde görevli mahkeme Ağır Ceza Mahkemesidir. Son olarak bu  suçun zamanaşımı süresi suç işlendikten sonra başlamakla beraber 15 yıldır.


YARGITAY 1. CEZA DAİRESİ 2016/5983 E. ,2017/1508 K.

SUÇ: TAKSİRLE ÖLDÜRME

“Sanık ile maktulün; evinde 3 ay önce badana yapması sebebiyle tanıştıkları, olay günü sanığın  maktulün evine gittiği, maktulün evde bulunan para ve değerli eşyalarını almak istediği,  maktulün vermek istemediği aralarında çıkan tartışma sırasında maktulü itekleyerek yere  düşürüp etkisiz hale getirdiği, evde bulunan maktule ait araç anahtarı ile araç ruhsatını, cep  telefonunu ve cüzdanını alarak evden dışarı çıktığı, kapının önünde park halinde bulunan  maktule ait aracı alarak ayrıldığı, alınan Adli Tıp raporuna göre, maktulün sanık ile aralarında  geçen tartışma ve darp olayının tetiklediği akud kardiyak atağa bağlı olarak öldüğü, sanığın  maktule basit tıbbi müdahale ile giderilebilir nitelikte iteklemek suretiyle müdahalesinin olduğu  ancak ölüm olayı ile sanığın eylemi arasında illiyet bağı bulunduğu olayda;

1-)Sanığın maktulü daha önceden tanıması evinin boya badana işlerini yapması da dikkate  alındığında maktuldeki kalp rahatsızlığını önceden bilip bilmediği araştırılarak sonucuna göre;

a-) Bildiği tespit edildiği takdirde 22/3 ve yollamasıyla 85. maddesi uyarınca bilinçli taksirli  öldürme suçundan,

b-) Bilmediği tespit edildiği takdirde ise 22/2 ve yollamasıyla 85. maddesi uyarınca taksirle  öldürme suçundan cezalandırılmasına karar verilmesi yerine eksik soruşturma sonucu olayda  uygulama yeri bulunmayan neticesi sebebiyle ağırlaşan yaralama sonucu öldürme suçundan  hüküm kurulması;

2-)Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hüküm yönünden yapılan incelemede;

Sanığın maktule ait maddi değeri olan araç anahtarı ile aracını, araç ruhsatını ve cep  telefonunu maktulü etkisiz hale getirmek suretiyle ölmeden önce aldığı anlaşılmakla yağma  suçundan cezalandırılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin suç niteliğinde hata  edilerek yazılı şekilde hırsızlık suçundan hüküm kurulması,

SONUÇ : Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin ve Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu  itibarla yerinde görülmekle sanık hakkında kurulan hükümlerin tebliğnamedeki düşünce  hilafına BOZULMASINA, sanığın tutuklulukta geçirdiği süreye göre tahliye isteminin reddine,  11.05.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.”






 
 
 

Yorumlar


©2023, ÇAVUŞOĞLU Law & Consultancy.

bottom of page