GÖNÜLLÜ VAZGEÇME
1- GİRİŞ
Türk Ceza Hukuk madde 36/1 hükmünce fail, suçun icra hareketlerinden gönüllü vazgeçer veya kendi çabalarıyla suçun tamamlanmasını veya neticenin gerçekleşmesini önlerse, teşebbüsten dolayı cezalandırılmaz; fakat tamam olan kısım esasen bir suç oluşturduğu takdirde, sadece o suça ait ceza ile cezalandırılır. Türk Ceza Hukukuna göre gönüllü vazgeçme, failin kendi iradesi veya çabasıyla hareketlerine son vermesi veya suçun meydana gelmesini engellemesi anlamına gelmektedir.
Fail, suçu tamamlamaktan kendi iradesiyle vazgeçmişse gönüllü vazgeçme söz konusu olur. Örneğin, yağma suçu işlemek için mağdurun işyerine bıçak götüren bir fail, mağduru tehdit etmeden veya zorlamadan fiili suçu işlemekten vazgeçerse, fail gönüllü vazgeçme hükümlerine tabi olacaktır. Fail, eylemi tamamlamış ancak sonucun meydana gelmesini kendi çabasıyla engellemiş ise, gönüllü vazgeçme hükümleri uygulanır. Örneğin, bir fail iştirak halinde hırsızlık yapmak için çalıştığı yerin arka kapısını açık bırakmış ve suç ortakları kapıdan içeri girerek malları almış. Ancak fail işyerine gelerek malları tekrar yerlerine koymuşsa, fail hakkında gönüllü vazgeçme hükümleri uygulanır.
2- GÖNÜLLÜ VAZGEÇME ŞARTLARI
Gönüllü vazgeçme hükümlerinin uygulanma koşulları, Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından şu şekilde açıklanmıştır:
Sanığın suç işlemeye devam etme imkanına ve kanaatine sahip olmasına rağmen, suç yolunda ilerlemeyi bırakarak eylemi yarıda kesmesi ya da icra hareketlerini tamamladıktan sonra kendi iradesiyle sonucun gerçekleşmesini engellemesi durumunda, vazgeçme gönüllü kabul edilir. Buna karşın, failin icraya başlarken öngördüğü ve hesapladığı risklerin dışında bir sebeple eylemine devam edememesi veya sonucun gerçekleşmemesi durumunda ise vazgeçme gönüllü sayılmaz. Bu durumda, eylemin failin kontrolü dışındaki engeller nedeniyle tamamlanamaması ya da sonucun failin iradesi dışında ortaya çıkmaması nedeniyle suça teşebbüs durumu söz konusu olur.
Gönüllü vazgeçmenin gerçekleşebilmesi için belirli koşulların sağlanması gereklidir:
1. Kastın varlığı ve icra hareketlerinin başlaması: Fail, kasıtlı bir suç işleme amacıyla harekete geçmiş olmalıdır.
2. Suç tamamlanmadan önce vazgeçme: Vazgeçme, suçun sonuçlanmasından önce gerçekleşmelidir.
3. Vazgeçmenin kapsamı: Fail, suçun devamına yönelik davranışlarını durdurmalı ya da kendi çabasıyla suçun tamamlanmasını veya sonucun gerçekleşmesini engellemelidir.
4. Vazgeçmenin gönüllü olması: Fail, eylemlerini kendi isteğiyle terk etmeli ya da suçun sonuçlarını bilerek ve isteyerek önlemelidir.
5. Engellemenin failin çabasıyla gerçekleşmesi: Suçun sonuçlanmasının veya sonucun ortaya çıkmasının engellenmesi, doğrudan failin gayretiyle sağlanmalıdır.
Gönüllülük şartı, failin içten bir pişmanlık duygusuyla hareket etmesini zorunlu kılmaz. Vazgeçme, korku, merhamet, vicdan azabı veya başka duygusal etkenlerle gerçekleşmiş olabilir. Bu durum, gönüllü vazgeçmenin varlığını ortadan kaldırmaz. Burada esas olan, failin, iradesiyle suçtan vazgeçmesi ya da sonucun meydana gelmesini engellemesidir.
Vazgeçmenin kaynağının ahlaki veya insani değerlerden gelmesi gerekmez. Hukuki açıdan, failin eylemi bilerek ve isteyerek sona erdirmesi yeterli görülmektedir. Dahası, failin suçtan yalnızca geçici olarak vazgeçmesi, yani suçu daha sonra işleme niyetinde olması bile gönüllü vazgeçme hükmünden faydalanmasına engel değildir. Çünkü bu durumda kamu düzeni bozulmamış ve suçun işlenmesi önlenmiş olur. Bu bağlamda, gönüllü vazgeçmenin, failin samimiyeti ya da niyetinden çok, fiili sonuçlara odaklanan bir değerlendirme olduğunu söyleyebiliriz.
3. GÖNÜLLÜ VAZGEÇMENİN SONUÇLARI
Gönüllü vazgeçme durumunda, fail teşebbüs suçundan dolayı cezalandırılmaz. Ancak, gönüllü vazgeçmeden önce gerçekleştirilen eylemler ayrı bir suç teşkil ediyorsa, fail bu suçtan sorumlu tutulur. Eğer fail, suç sürecinde pişmanlık göstererek suçun tamamlanmasına engel olmaya çalışmışsa bile, sonuç gerçekleşmişse gönüllü vazgeçmeden bahsedilemez ve suç işlenmiş kabul edilir.
Örneğin, birini öldürmek amacıyla silahla ateş eden bir kişi, pişmanlık duyup hemen ambulans çağırarak ve ilk yardım yaparak hayat kurtarmaya çalışsa bile, mağdurun ölmesi durumunda gönüllü vazgeçme uygulanamaz. Ancak bu tür bir çaba, failin cezasında takdiri indirim sebebi olarak dikkate alınabilir. Gönüllü vazgeçme ile, failin öldürmek üzere silahlı saldırı yapmış olduğu kişi hastaneye fail tarafından yetiştirilmiş ve kişi ölmemiş fakat yaralanmakla kalmış ise fail bu fiilinde öldürmeye teşebbüsten değil kasten yaralamadan soruşturmaya ve kovuşturmaya tabi tutulacaktır.
4- GÖNÜLLÜ VAZGEÇME HAKKINDA YARGITAY UYGULAMALARI
Gönüllü vazgeçmenin kabul edilebilmesi için failin suç işlemeye yönelik icra hareketlerini bir zorlama olmaksızın kendi iradesiyle terk etmesi veya suçun tamamlanmasını engellemek için ciddi ve etkili bir çaba göstermesi gerekmektedir. Ancak Yargıtay’ın verdiği kararlar, bu şartların somut olaylarda nasıl yorumlandığını net bir şekilde ortaya koymaktadır.
1. Silahla Yaralama ve Kaçma Durumu
Bir olayda, fail tartışma sırasında ruhsatsız silahla mağdura yakın mesafeden ateş etmiş, ardından mağdurun yere düşmesine rağmen eylemine devam ederek üç el daha ateş etmiş ve olay yerinden kaçmıştır. Fail, yaklaşık beş ay sonra suçta kullanılan silahla birlikte teslim olmuştur. Bu durumda, failin "gönüllü vazgeçme" hükümlerinden yararlanması mümkün görülmemiştir. Yargıtay, failin “Mağduru hastaneye götürün” şeklindeki ifadesinin, neticeyi önleme yönünde ciddi bir çaba olarak değerlendirilemeyeceğine karar vermiştir. Ayrıca, olayın kalabalık bir bölgede gerçekleşmesi nedeniyle mağdura çevredekilerin müdahale etme olasılığı da dikkate alınarak, failin eylemlerinin neticeyi önlemede belirleyici bir rol oynamadığı sonucuna varılmıştır.
2. Hırsızlık Kastıyla Eve Girme ve Kaçma Durumu
Bir başka olayda, fail gece vakti bir evin kapısını zorlayarak içeri girmiş, evde yaşayanlar tarafından fark edilince hırsızlık eylemini tamamlamadan olay yerinden kaçmıştır. Bu durumda, Yargıtay, failin evdeki varlığının görülmesi ve bu nedenle eylemine devam edememesini, gönüllü vazgeçme olarak kabul etmemiştir. Çünkü fail, suçtan kendi isteğiyle vazgeçmemiş; aksine, ev sakinlerinin müdahalesi yahut müdahale ihtimali nedeniyle eylemini yarıda bırakmak zorunda kalmıştır.
3. Yaralama ve Mağduru Hastaneye Götürme Durumu
Başka bir olayda, fail bir tartışma sırasında mağdura yakın mesafeden ateş ederek hayati tehlike yaratacak şekilde yaralamış, ardından kendi aracıyla mağduru hastaneye götürerek hayatta kalmasını sağlamıştır. Bu olayda, Yargıtay, failin pişmanlık göstererek mağduru kurtarmak için ciddi bir çaba harcadığını dikkate almış ve failin, suçun tamamlanmış hali yerine, daha hafif bir suç olan kasten yaralama fiilinden cezalandırılması gerektiğine hükmetmiştir.
Bu örnekler, gönüllü vazgeçmenin, failin suç işleme sürecindeki iradesi ve eylemlerinin netice üzerindeki etkisi açısından dikkatlice değerlendirilmesi gerektiğini göstermektedir. Failin, suçun tamamlanmasını veya sonucun gerçekleşmesini önlemek için ciddi ve samimi bir çaba göstermesi gerekir. Ancak bu çabanın yetersiz ya da etkisiz olduğu durumlarda, gönüllü vazgeçme hükümleri uygulanmaz. Yargıtay’ın bu tür olaylarda verdiği kararlar, gönüllü vazgeçmenin objektif ve subjektif koşullarını somut olaylarla açıklığa kavuşturmaktadır.




Yorumlar